Yorum (0) Yorum yaz!

 


 

Photobucket

 

Yorum (0) Yorum yaz!

Yorum (0) Yorum yaz!

ben sen aşkımız

---NEFESİMSİNSEN---

SEN GECEYİ BANA BELA ETTİN... 

BENSE SANA OLAN HERŞEYE LANET ETTİM...

Sen Benim Adımı Bile Anamazsın...Bırak Dost Kalmayı Sen Benim Düşmanım Bile Olamazsın!!!

Dün CANIM olan , yarın DÜŞMANIM olmaz benim. YAŞANANLARIN HATIRI hep saklı kalır, Hatırları hep sorulur,selamları hep alınır. SİLDİKLERİM vardır birde.onlar YANLIŞLARIM ve PİŞMANLIKLARIMDIR.ADLARI ANILMAZ ,HATIRLARI SORULMAZ, sadece BeDdUaLaRıMdIR... Vicdanla birlikte ,şeref ararım ben SEVDİKLERİMDE... her zaman dogru degildir elbet SEÇİMLERİM, zaman gelir 

  ŞEREFSİZLERİDE SEVERİM ...

uyumaK zor , uYanmaK KoLay oLacak .. SaÃ?ahı ipLe ceKeceKsin .. Ne qeceLer rahatLatacak seNi Ne quNduzLer , öLmeyi isteyip öLemeyeceksin..!

 

Ölmek! kalbin durmasıı değil be güzelliim! giden sevgiliniin sırtından vurmasıdır

Konuşacaksan öyLe Bir KonuşKi , Inanayım . AqLatacaksan öyLe Bir aqLatKi , Susmayayım . Gideceksen öyLe Bir GitKi , öLümüne Unutayım ; Ama Seveceksen öyLe Bir SevKi , KonuşsanDa , GitsenDe , AqLatsanDa Seni Yüreqimde Yaşatayım..!

 


?ºÎ±Î·Lı ?²ıçα?ºLı â??Ñ?qiL ?²Ï? α$?º...zαηLı νÑ? Ñ?αÑ?α?ºLı....â??öηü$üηüη ¢αηı ¢Ñ??½Ñ?ηηÑ??¼Ñ? ! Ñ?αяα?¼â??α qiâ??i$iη Ñ?α?ºLı..!

Sewme beni,yogun duygularımda kaybolursun,tutuştururum.
İsteme beni,yasaklarla bogusursun,engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın,seninle karışır iyice kördüğüm olurum.
Anlama beni,ben kendimi anlarım,ben böyle mutluyum.
Aşkı yaşatmamı isteme asla,ben aşka yıllardır inanmıyorum.
"Güveniyosan kendine inandır beni aşkın warlıgına,sonucunda öyle bi aşk yaşatırım ki,wazgeçemezsin,tutkun olurum.
Yıkabilirsen duwarlarımı,sakın bırakma beni,tüm tutkularım we gücümün arkasında,hala minik bir çocugum,büyütemezsen KAYBOLURUM..

â?â?¢Î¹?ºÎ¹ Ñ?αÑ?ıяâ??ı?º αâ??α?¼â??αяı ?¼Ï?Ñ?αâ??â??αÑ? Ñ?Ñ?Ñ?ιk ö?¼Ñü?¼üzÑ? â?¢â?
 â?¢â?â? ?²Ï?ηâ??αяâ??ıя ?²öÑ?â??Ñ? â??ι?²Ñ? νÏ?яÏ?şÏ??¼Ï?z â?â?â?¢
 

AYRILIK HEDİYESİ


şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...


şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun


soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!


şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...


şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...


kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun


gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun
her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun
isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla
hep ağla bu benden son dua
bu benden ayrılık hediyesi olsun
__________________
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki
Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki

Artık gitmek vakti, sadece gitmeler kaldı bana arkama bile bakmadan gitmeler..
Tutunamadığım birşeyler vardı elbet hayatta, zamansız gelen insanlar vardı.. Sevmeler ağırdı, yürek kaldıramadı.. Birşeyler eksikti, eksiltti ve tüketti bu yüreği..

Belki gidiyorum, ama bil ki istemeyerek. Gözyaşlarımı hissediyorum içimde bir yerdeler, o nasıl bir yerdir, tarifsiz bir acı veriyor ki ben bu acıyı sırf hak ettiğimi düşündüğümden yol bulup da süzülmelerine izin vermiyorum. An gelecek tutamayacağım düşecekler, gözlerimi kırpmadan uzaklara bakarken öyle sıcak akacaklar ki biliyorum yakacak tenimi..

Anlayacağın yanıma senide alıyorum bu gidişte. Sana gelmek ya da senle gelmek yanlıştı ama neye göre kime göre yanlıştı onu sorma ben bile bilmiyorum..

Hak ettiğim yaraları kanatmaya gidiyorum. Bu sadece seni bensiz bırakmak, ben senle yanmaya gidiyorum. Üç kuruşluk huzurumuzu huzursuzluğa boğmaya gidiyorum.. Kendime ve sana en büyük haksızlığı yapmaya gidiyorum..

Seninle olamayacağımı bilmenin kahrına, doya doya, kanaya kanaya ağlamaya gidiyorum.
Yazdığım satırlar ellerimi yakıyor, talan oluyor her bildiğim, viran inandıklarım..

Sana faydası yok ama bir sen daha doğuyor, ben kendimi sende öldürmeye gidiyorum..
__________________

 

 


 

Kaç sabahtır geceye uyanıyorum,
Ne oldu güneşe?
Aynalarda yokum;
Duman tüten çay bardaklarına dokunuyorum
Elimi ısıtmıyor
ağlayınca anladım,
Artık gözyaşlarım yanaklarıma değmiyor,
Ağlayınca anladım,
Keşke bi kez daha öpebilseydim seni
Sarılıp gitseydim saçlarına
Ölmüşüm bebeğim ben, ölmüş
Herkesin korkutuğu gün bana bugünmüş

 



Tüm eşyalarını toplasanda yüreğinin,
Bir tek hatıraları sığdıramazsın
Bırakıp gitmek istediğinde ...
Söyleme desende yüreğine
Ne fayda ihanet etme gözlerine
Her seni sevmiyorum dediğinde
Bilirim gizliden kanar dudakların
Eylül gibi ağlar kırmızı dilde
Söyle, bu küslük daha kaç ömür sürgün
Yüreğinden sözleri
Gittiğinde beni de götürdüğünü bilsem de ...Hoşçakal diyemem
Arayıp bulamasamda sendeki beni günlerce
Tüm eşyalarını toplamıştın ya benle birlikte yüreğinin
Bir tek hatıralar sığmamıştı
Beni bana bırakmasanda gittiğin günde



Hıçkırmalısın

Beklemediğim bir anda, hiç ummadığım bir zamanda bırakıp gittin beni yalnızlığımla baş başa bırakıp.
Düşünmeden yokluğunun nasıl acıtacağını, nasıl sancıtacağını yüreğimi.
Gözyaşlarıma bile aldırmadan, hızla ve hırsla çekip gittin 'Biz' den. Bu kadar kolay mı olacaktı vazgeçmek benden?
Çok da sürmeyecek inan, kalbimdeki saltanatın.. Zaman saracak elbet, açtığın yaraları...
Ayrılık kalbine inmiş olmalı
Gece uykularından sıçramalısın
Gözlerin herkese beni sormalı
Bu defa kendini suçlamalısın
Anlayacaksın bütün hatalarını bir gün. Nasıl harcadığını düşündükçe sevdamı, savrulacaksın. Seni ne kadar sevdiğimi her hücremle, kendini bulunca sahte sevdaların elinde farkına varacaksın.
Gecelerin bürünecek kabuslara, düşlere hasret uyuyacaksın. Bütün yaşananlar bir bir sıralanacak gözünün önüne, izler silinmeyecekler asla. Kaldırım taşlarından, denizlerden soracaksın beni. Onlar bile söylemeyecek hiç bir şey.. Denizlere anlatmaya çalışacaksın beni, onlar da dinlemeyecek seni..
Pişmanlık kaplayacak tüm yaşantını. İçin sızlayacak.. Kendi ellerinle yıktığın, yaktığın sevda için, 'Biz' için, ben için, kendin için.. Kahrolacaksın..
Hani başkasıyla avunacaktın
Beni üç beş günde unutacaktın
Sen benim yanımda yazdın sıcaktın
Kıştasın hasrete sarılmalısın
Baktığın tüm gözlerde gözlerimi görecek, tuttuğun tüm ellerde sıcaklığını arayacaksın ellerimin. Gördüğün bütün yabancı yüzleri, benim yüzüm sanacaksın.
Hep kışlarla geçecek, yazlar baharlar uğramayacak hiç sana. Hiç bir sevda ısıtamayacak ruhunu, benim sevdam kadar. Hasretime sarılıp, onunla avunacaksın yalnızca.
Kaçma acısınlar bu son haline
Cesaretin yok dönüp gelmeye
Bundan sonra çekilip bir köşeye
Sessiz ağlamak yok hıçkırmalısın.
Bensizliğin sancılarını hissettiğinde iyiden iyiye her zerrende, yine bana koşacaksın. Ama biliyor musun? Ben o zaman sana gelen tüm yolları kapatmış, vazgeçmiş olacağım senden.
Bu sevdanın ağrılarını dindirmiş olacağım yüreğimde. Belki hayatımda başka birisi olacak, belki yalnız olacağım. Bütün kapılarım kapanacaklar yüzüne.
Dilimden acı kelimeler bile dökmeyeceğim sana. Cezan bensizlik ve sessizlik olacak..Ardından döktüğüm gözyaşlarım hesap soracaklar sana, sen de anlayacaksın. Bensizliğinde, sessizliğinde duyurmak istercesine sesini, hıçkırıklara boğularak...

 

Kal Sağlıcakla

Kader defterimin dram bölümü;
Sana tutsak ettim sefîl gönlümü,
Esaret yerine bil ki ölümü,
Seçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Benimle bir dünya dar geldi sana,
Seviyorum demek ar geldi sana,
Kara toprak daha yâr geldi bana,
Göçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Göçüp gidenlerin son nefesini,
O sessiz ülkenin efsânesini,
Hayatla ecelin mesafesini,
Ölçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Çektiğim çileler gelmiyor dile,
Söylesem nafile, yazsam nafile,
Senden vazgeçersem, Sırat'tan bile
Geçerim sevgilim kal sağlıcakla.



Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Ve güneş bile yemin etmiş,
Son ödeme tarihi geçmiş umutlarıma doğmamaya,
Ellerimi uzatıp ellerini tutmak isterdim ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bileklerimi acıtıyor, yetişemiyorum sana...

Her hüzünlü şarkının yolları çıkıyor sana,
Sessizlikler bile seninle bozmuş,
Bulduğu ilk fırsatta ışık tutuyor yokluğuna,
Bir ışık da ben tutmak isterdim sarı saçlarına ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Gözlerim acıyor, ağlayamıyorum bile sana....

Uykularımı seninle süslüyorum, uykusuzluklarımı da,
Bugün bütün yağmurlar kiralıkmış,
Ben tutup yağdırmak isterdim tüm ayrılıklara,
Hatta avuçlarımı doldurmak isterdim, gözyaşlarıyla,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Avuçlarım delinmiş, tutamıyorum ki, dökülüyorlar yollara....

Ayaklanmış bütün isyanlar, sensizliğe koşmakta,
Ve rüzgar bile eşlik etmiş,
Koparmış en büyük fırtınasını sensiz akşamlara,
Bende ayaklanıp delice koşmak isterdim sana ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bir de yağmur yağınca, tükenmiş, erimiş gönlüm..
Dökülmüş sensiz bir sabahın, ilk ışıklarına.......
__________________
 
 

Aşk...
Öyle olmalı ki...
Gülümsetebilmeli seni, çekip gittiğinde.
Acılara değil, yaşanmış o çok özel anlara teslim olmalı insan gidişinin ardından. Gözlerde bir ışık olarak kalabilmeli. Ve dudaklarda hafif bir tebessüm...
"Çok güzeldi, yaşadım, yaşadık", diyebilmeli.

Hiç beklemediğin anda geliveren, ve ergeç gideceğini bildiğin bu harika yaşanmışlık pişmanlık olmamalı anılarında.

Sen bir yer de, ve O çok yakınında ama uzaklarda olsa bile, ve sen asla bir daha onu göremeyeceğini, gözüne bir muzip, bir öyle... romantik bakamayacağını bile bile... kalbin bir buruk ama değişik bir sevinçle atabilmeli.

Bir kuşun kanat çırpışında heyecanlandırabilmeli seni, bir daha birlikte hiç bir kuşun kanadını göremeyeceğin sevgili. Birlikte belki bir çiçek koklama vaktinin bile olmadığı, ama dünyanın tüm çiçek kokularını sana duyumsatan sevgili...

Gittiğine yanmamalı, gelişine sevinmelisin aslında.
Sana yaşattığı her an'a ve yaşadığın her hızlı kalp atışına minnetar kalmalısın.
"Şimdi nerede, kiminle?" soruları yerine, "Şimdi mutlu olmalı..." diyebilmelisin ve asla kıskanmamalısın mutluluğunu.


Hoş bir tebessüm olarak kalmalı dudaklarında...

Güzel di... düşüncende, O'nun da "güzeldi" dediğini duymalısın...

Aşk böyle olmalı...



Çünkü yaşadığın aşk'tı...
Ve aşk sonu olmayan bir sonsuzsa... anımsadığında, "Güzel di..." dedirtebiliyorsa...

Ve aşk... ansızın... her an heryerde...
 



Hiç bulutlu havalarda dolunay'ı izledin mi...?
Rüzgar acı acı içine işlediğinde
Rüzgardan değil yalnızlıktan yüreğin titredi mi ..?

Tüm vefasızlar bir bir aklına geldiğinde..
Sorgularsın olup bitenleri....!!!

Kalbine..!!, Hislerine hiç lanet ettin mi..?
Tek dokunuşta tüm bulutları silip...
Dolunay'ı görmek istedin mi..?

Ben, yalnızlığını Kendi yalnızlığıma benzettiğim..
Dolunay'ı izledim...!!!
O'nun başında dolanan..
O,Yüreğini karartan bulutları,,
İçimdeki tüm sıkıntıları silmek ister gibi silmek istedim..!!!


Dolunay'ın yalnızlığını ; kendi yalnızlığıma,

Bulutlu halini ; sıkıntılarıma,

Yıldızları ; benden bir haber dostlarıma,

Ve Rüzgarı ; acılarıma benzettim,


Ben... Bulutlu Havalarda Dolunay'ı çok izledim...!!!
Ya sen..?

Işıl Işıl Bir gecede ...
Dolunay'a baktığında O'nda Beni Görebildin mi..?

 

Ben agladım ardından yalnızca…
Bakakaldım sen ardında ki ben’e bakmadan giderken.
Sen uzaklastın ben agladım,sen gittin ben agladım…
Yolun gerisinde kalakaldım öylece
Senin o kaldırımda yürümeni izledim..giderkende sevdim seni..
Sen giderken ben sana daha çok baglandım..
Özledim..ama gelemedim sana,istemedin aşamadım bende yolu,aşıp varamadım sana,kaldıramadım etrafındaki kalkanları..
Ağladım,gecelerce hayalinle boğustum..
Ama sen gittin;bakmadan,düşünmeden,aldırmadan gittin..
Anıları bıraktın bende,canımı hergün daha çok yakan anıları…
Küstüm yüreğime sen gidince,yüreğimde bana küstü…yaşanmış yaşanmamış bütün aşklara küstü…
Acıdı da acıttı da,agladı da aglattı da..
Sen giderken sanki durdu zaman..zaman durdu,sen gittin..
Elimde kaldı kuruttuğum çiçekler,kulağımda hala son sözlerin,gözlerin hala gözlerimde,sevgin yüreğimde…


Ben agladım ardından,sen anlamadın…


Ve şimdi yoruldum ben!!!


Hergün hayallerimi öldürmekten ve hergün sana dair yeni hayallere başlamaktan…
“bekleme”desende seni beklemekten,”özleme”desende seni özlemekten,”sevme”desende seni sevmekten yoruldum…aglamaktan yoruldum..
Gülmek bile acıtmaya basladı içimi artık..ben güldükçe soldu yüreğim;agladım,suladım yüreğimi,can verdim ona her gözyaşımla…ama o da yoruldu artık…
Agladım ya,bitti gözyaslarım…


SANA SON SESLENİŞ BU;
YÜZÜM GÜLECEK ARTIK,YÜREĞİM ÖLSEDE UGRUNA!!!!



 
 
YALAN OLDUN SENDE KENDIN GIBIIIIIIIIII UNUT GITSINN!!!!



Kıstın ateşini, küçülttün kanatlarını...
Çekildin en arka odana...
Gölgelerini bıraktın pencerelere...
Ah bu hayattan sana kalan;
Sadece deli sevgini özlemekti...
Sana kalan,
Bu hayatta kendini delice özlemekti...
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

 

---BU ŞİİR SANADIR--- [Bu yazıyı izle]


Bu şiir sanadır iyi dinle...
Dinle ki,
Bana dair ne varsa
Ve ne varsa yalan yanlış yaşadığımız
Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda...

Bugün haber aldım senden
Defalarca çarpıp nefretin kapılarını
Sokaklara vurdum kendimi.
Serseri kaldırımlar ayağıma dolaştı,
Yalanlarla soğuttum yüreğimi
Kahrettim, kan kustum ama hep sustum

Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de,
Gizli gizli ağladım,
Sen ki celladı olmuştun hayallerimin
Umutlarımın katili...
Ve genç bir ömrün acımasız azraili
Her gece çalıp rüyalarımın kapısını
Beni dirhem dirhem öldürdün

Dünyayı dar edecektim sana
Önümde diz çöküp yalvaracaktın
Bensizliğin acısı oturduğunda içine
Yokluğum ilmek olup dolandığında boynuna
İpini çekecektim, olmadı yapamadım.

Bilir misin kaç kereler seni düşünüp de, sana içtim
Şerefine değil, şerefsizliğine...
Ben seni mi sevmiştim?
Sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda göz yaşlarımı
Kimse sormadı halimi, kimse acımadı.
Şarkılarla dertleştim birbaşıma...
Unuttum deyip kutladığımda sensizliği
Silmek için gözyaşlarımı aynaya her baktığımda
Gözlerimde seni buldum.
Başucuma resmini koydum,
Nasıl da acımasızdı bakışların
Nasıl da zalim,
Ben seni mi sevmiştim?

Kırık dökük bir bahar mı kalacaktı senden geriye
Ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı...
Seni benden çalacaklar mıydı?
Bir kuş gibi uçup gidecek miydin yüreğimden,
Bir daha dönmeyecek miydin?
Hangi kahpe kurşunla bitti bu mavi sevda?
Ağlamak neyi değiştirir ki
Herşey bitti artık herşey bitti
Sen hayallerimin celladı,
Umutlarımın katili ve zavallı bir ömrün acımasız azraili,
Beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi,
Gelip alabilirsin emanetini...



Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim
Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin
Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ile
Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM...


 
 


Bendeki Sen


BEN,NE SENDE Kİ SENİ İSTiYORUM,
NE DE BENDE Kİ SENSİZLİĞİ..
BEN SADECE BENDE Kİ SENİ İSTİYORUM,
İÇİMDE YAŞATTIĞIM O GÜZEL SEVGİYİ..
SAATLERCE BIKMADAN BAKABİLMEK GÖZLERİNE,
VE HİÇ BIRAKMADAN TUTABİLMEK ELLERİNİ..
BAŞIMI GÖĞSÜNE KOYDUĞUM DA,
YALNIZ KALBİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYORUM,
BİR DE SAHİLE VURAN DALGA SESLERİNİ..
NEFESİNİ İÇİMDE,SÖZLERİNİ KALBİMLE DUYMAK İSTİYORUM.
VE ELLERİN ELLERİM DE..
BEN O AN YALNIZ SENİ DÜŞÜNMEK İSTİYORUM..
BAZEN DÜŞÜNÜYORUM DA;
SEN YOKKEN NE YAPARDIM BEN? ?
ŞARKILAR SÖYLERMİYDİM BÖYLE İÇTEN,
YA DA ŞİİRLER YAZARMIYDIM BÖYLE DERİNDEN..
DUYARMIYDIM ÇARESİZ AŞKLARIN HIÇKIRIKLARINI,
VEYA KAVUŞAMAYANLARIN FERYADINI HİSSEDERMİYDİM KALBİMDE...
ÖZLERMİYDİM ÖLÜMÜ? ? ..
SONSUZLUĞA UZANSIN SEVGİMİZ DİYE..
YA DA İSTERMİYDİM YAŞAMAK,
ÖLÜM BİZİ BİR AN BİLE AYIRMASIN DİYE..
HİÇ BİRİNİ BİLMİYORUM! ! !
BİLDİĞİM TEK BİR ŞEY VAR..
O DA SENİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUM.....



Büyük kedi, kuyruğuyla oynayan küçük kediye sordu: “Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?” dedi.

Küçük kedi şöyle yanıt verdi:“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğun da kuyruğum olduğunu öğrendim” dedi. “Kuyruğumu kovalıyorum, kovalıyorum Sonunda onu yakaladığım zaman, biliyorum ki, mutluluğu yakalamış olacağım.”

Yaşlı kedi gülümsedi:
“Gençken ben de senin gibi, mutluluğun kuyruğum olduğuna inanıyordum” dedi. “Yıllar geçtikçe anladım ki, ne zaman onu kovalasam, o benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi işime baksam, o hep peşimden geliyor.”


 

Döktüm işte herşeyi gözyaşlarımla...

ciğerim yanıyor...küçükken gülerdim ciğer yanar mı diye? Yanarmış..Hem de nasıl acı acı,başka hiçbir ağrıya benzemiyor.Söküp atasım geliyor tüm iç organlarımı,bedenimi,ruhumu.Ölümün kıyılarında dolanıyorum.Artık acı çekmek istemiyorum...
 
Tanımak için ne çok çaba harcıyosun.Bir insana alışmak,konuşmasına,düşüncelerine,hareketlerine,ye mek yiyişine,yürüyüşüne, alışkanlıklarına alışmak,tanımak ve özümsemek ne zor.Oysa bir kendine iyi bak la bitiyor herşey...Kendine iyi bak..Nasıl yani? Nasıl olacak ki? Kalan hayat aynı değil ki...İnsan kendine nasıl bakardı daha önce şaşırıyor,unutuyor eski benliğini.Tanıdığı insanla yeni bir insan oluyor.Bütün gibi.Oysa gidişiyle yarım kalıyor,yarım bir insan nasıl kendine iyi bakabilir?İyi olmamı istiyorsan gitme demek olurmu ki?Yarımım artık,sensiz hiçim,bakamam kendime ölürüm,kaybolurum hiçliklerde diyemiyorsun ki...Kendine iyi bak...Bak kendine iyi...Söylemesi ne kolay ..Sanki ertesi gün uyandığında hiçbirşey değişmemiş olacak.Sanki hayatın kıyısından öylesine uğramış ve gitmiş...Sanki hiçbirşey yaşanmamış,paylaşılmamış...Nasıl iyi bakabilirsin ki kendine...Ne kadar emek,zorluk var yapıda,oysa bir hoşçakalla bitiyor herşey ve en kötüsü kendine iyi bakmak zorunda kalıyorsun sanki gidenin çok umrundaymış gibi..

 

Sen bana bunu bile diyemedin di mi...Ben de diyemedim..Giden bendim çünkü sözde...Seni kendimden çok sevdiğim halde neden gitmek zorunda olduğumu anlayamıyordum..Okudum sonra birgün ''Giden değil kalandır asıl terkeden ''diyordu,''Giden de bu yüzden gitmiştir zaten...''Doğruydu..Ben gitmemiştim,sen beni gitmeye mecbur etmiştin sevgisizliğinle ve giden ve suçlu ve vicdan hesaplaşmasını yapmak zorunda kalan ben olmuştum...Çok özledim seni...

 

Çok çok özledim...Öyle çok ki kelimeleri bile bulamıyorum.Sanki sana olan özlemimi izah edebilecek hiçbir kelime yok ,sanki her sözcük hafif kalacak özlemimin yanında..
 
Ellerini özledim...Dokunduğum anda bütün vücuduma huzur yayan,esmer,güzel ellerini özledim.Beni koruyan,seven ,gözeten,sokaklarda sıkıca sarıldığım,bilhassa özlediğim ve korktuğum anlarda daha sıkıca tuttuğum ve aynı şekilde sıkarak korkma veya ben de seni o kadar özledim mesajını verdiğin ellerin.Biz sözlere gerek kalmadan ellerimizle bile konuşurduk seninle...Şimdi farkettim...

 

Şimdi sensiz nasıl yaşayacağım ben...Ellerinsiz ,gözlerinsiz,sevginsiz nasıl varolacağım ben...Herşeyinle öyle çok özlüyorum ki seni...Bana ait gülüşlerini özledim.Kalabalıklar içinde bile bir an yüzüme bakarak göz kırparak gülümsemeni özledim...


 
Ve ben şimdi mutsuzluktan ölebilirim...O kadar yakınsınız ki mutluluk ve sen,sensizlik ve ölüm...

Nolur sevseydin beni,keşke sevseydin...Keşke vazgeçmeseydin...Uzağıma düşme demiştim sana,uzağına düşmeme izin verme demiştim..Sevinmiştin..Bir keresinde hani o deniz kenarında oturduğumuzda bozulmasından çok korkuyorum bu masalın demiştim,sımsıkı sarılmış ve bozulmayacağına dair söz vermiştin.Ellerimi sıkmıştın bozulmayacağına dair güven vermek için...Ne mutluyduk...Sen de mutluydun değil mi?Ben tekbaşıma yaşamıyordum..Benim yanımda sen de mutluydun değil mi...Denizin ortasında havai fişekler patlıyordu.Başım göğsünde vapurun üst katındaydık.Sanki bizim içindi tüm bu şenlik.Boğazın her iki yakası ışıl ışıldı...Aşkımızın şerefine İstanbul yanıyordu.Gözlerinde yansıması vardı..Görüyordum,mutluydun...Ve nefret de etsek lale devrini duyduğumuzda eşlik edip gülerken de mutluyduk..Dün gece çaldı yine..Eline çalgısını geçiren söylüyormuş haklısın..Gülerek söylerdik o şarkıyı ya,ne acılıymış biliyormusun...Ağlayarak dinledim...Nerde olsak buluyorlar diyordun..Buluyorlar,doğrusun...

 

Seni deliler gibi özlüyorum..Kendimi bile senin kadar sevemediğimi hayretle farkediyorum...Ağlamak anlamsız kalıyor,içimdeki zehir bi türlü akıp gitmiyor.Oysa dünyası kararmış o adama asla kapanmayacak bir yaraya sahip diye ahkam kesiyordum.Ben neyim şimdi?Bir enkazdan veya o adamdan veya büyük aşkları üzerinden,içinden delik deşik ederek geçip gitmiş birinden ne farkım var?Benden başka yaşayanlar da var mı böyle büyük aşkları?Hem de bu yaşında?Sanki kimse anlayamaz gibi geliyor..Sanki daha gençken,yeni yetmelikte yaşardık bu duyguları..Ne garip...Hem bir daha yaşamak istemiyorum hem de bir daha aşık olamamamın düşüncesi bile kötü geliyor...Herşeye rağmen sevdim seni...Çok sevdim.Ve ne kadar sevdiysem o kadar özlüyorum şimdi..

 

Keşke yakınımda bir yerde olsaydın ama şimdi nerde olduğunu bile bilmiyorum..Yoksun..Hiçbir yüzde,hiçbir tende,hiçbir yerde yoksun..Yoksun lanet olsun...Yüreğimden başka hiçbir yerde yoksun...


 
Yürüyüşünü özledim.Çok iyi bilirim,sağ bacağın hafif yan basar geçirdiğin rahatsızlıktan ve iyi de bilirim ona uyum sağlayarak yürümeyi yolda...Biliyor musun ben hep gururla taşıdım seni yanımda...Gittiğim her yerde işte bu benim sevgilim diye bağırmak gelirdi içimden,resimlerini herkese göstermek isterdim ve hep senden bahsetmek..Senin dışında bahsedilen konular,sorulan sorular hep sıkıcı gelirdi bana,bir an önce konuyu sana döndürmeyi severdim ve bilirdim gözlerim hiç olmadığı kadar güzel olurdu seni anlatırken,çünkü o an sen gelir otururdun gözbebeklerime..Yollar hiç bitmese derdim senle yürürken,gece hiç bitmese,gündüz hiç bitmese,biz hiç ayrılmasak ve öleceksem de o an ölmeliyim diye düşünürdüm,öylesine mutluyken,öylesine güzelken...Seni yüreğimden parçalar koparak özlüyorum öyle ki yana yakıla...Yangın yeri yüreğim...

 

Gözümün önünden gitmek bilmeyen bir yığın anı..Ne çok şey biriktirmişim,ne çok şey kazımışım beynime ve şimdi hesaplaşmasındayım günlerimin,yüreğimin..Sanki şu an döksem atsam içimdekileri herşey bitecek..Hem kıyamıyorum bitmesine hem de artık bu ızdırap dinsin istiyorum.Seni öylesine çok seviyorum ki...Herşeye rağmen seninle geçen bir anımı bile başka hiçbirşeye değişmem..Pişman değilim.İyi ki de geldin,iyi ki de girdin hayatıma..Kaç kez yaşanabilirsin ki böylesine güzel...Seni çok özledim...


 
Ve hep bahsettiğim uykuların..Hiç unutamayacağım ve bir daha asla o kadar rahat olmayacağını bildiğim uykularım..Sıcacık,sevgi dolu,terli,sırılsıklam uyandığımız uykularımız...Ellerin elimde tatlı rüyalarımız..Aslında yanında yatarken rüyalarımda bile hep seni yakalayamadığımı ve hep kaçtığını görürdüm..Birdenbire uykudan uyanır uyanmaz seni yanımda uyur bulunca çocuklar gibi sevinir,yüzünü gözünü öper koklar,büyük bir huzurla uyurdum tekrar..Sen olmasaydın ben ne yapardım:...Şimdi ben sensiz ne yapacağım ...Kolum kanadım kırık gibi, yarım gibi ,çeyrek gibi,yok gibi...

 
Sesini özledim...Canım deyişini,balım deyişini...İçten olmayacağını bile düşünmek deli ediyor beni...Kim yerini dolduracak ki...Her sesini duyuşumda,her telefonum çalışında,her seni göreceğim zaman kalbim hızla çarpmaya başlardı...İki koca yıl boyunca bu çarpıntı hiç bitmedi ve hala aklıma bile geldiğinde,seni düşündüğümde veya birini sana benzettiğimde (ki bu aralar çok sık oluyor her ne kadar kimse sana benzeyemese de ) yüreğim yerinden çıkacak sanıyorum. O çıkacak ve sen geleceksin...

 

Elektrikli sobayı yakıp iyice yanıma çekerdin üşümemem için ve hep sorardın üşüyüp üşümediğimi..

Bir elin hep üzerimdeydi.Yemek yerken,televizyon izlerken,telefonda konuşurken,otururken,yürürken,yemek hazırlarken,bilgisayarda oyun oynarken,ne olursa olsun bir elin hep üzerimdeydi...Varlığını her daim yanımda öyle çok hissettirdin ki lanet olsun ne yapacağım ben şimdi...

 

Bütün arkadaşların gelmişti..Kankardeşini senelerdir ilk kez görüyordun..Tek tek telefon edip toplamıştın tüm sevdiklerini o gece ve bir tek sözüne gelmişti hepsi..Bir koca masa dolusu insandık artık...Öyle mutluydun ki..Çoğu çocukluk arkadaşındı..Sarılıyordun,gülüyordun,çocuklar gibiydin ve seni hiç o kadar mutlu görmemiştim..Bir ona dönüyordun bir diğerine...Kahkahalar havada çınlıyordu.Kimseyi tanımıyor ama yanında öylece seni izleyerek ve mutlu duruyordum ki.Senin o halini görmek bile yetiyordu..Gülüyordum senle birlikte.Arada dönüp yüzüme bakıyordun sanki beni unutmuşsun da bir an aklına gelmişim nerdeyim nasılım kontrol etmek için(başka bir boyutta,çocukluğundaydın)..Ya da sadece sıkılıp sıkılmadığıma bakmak için..Bişey yok anlamında gülümsüyordum.Rahatlamış bir ifadeyle gülümsüyor,alnıma bir öpücük konduruyor ve aynı hiddetle kaldığın yerden konuşmalarına devam ediyordun.Ne çok seviliyordun...Ne çok dinleniyordun.Anlamıştım o gece..Tek ben değil herkes hayrandı sana...Ama tek ben aşıktım ölesiye ve sen tek benimdin...
 
Ve o gece senindi...O gece farkettim cumartesi akşamlarını geçirdiğimiz yerlerde sen hep beni kollamayı görev ediniyor,abi oluyor,baba oluyor,sevgili oluyor ve kendi eğlencenden çok benim eğlememe bakıyordun..Ama o gece senindi ve ben ve kardeşin yanyana otururken sen bütün gece oynamıştın ve yine tabii ki bir elin üzerimde..Hiç bırakmazmıydın sen beni ?..Şimdi netleşiyor herşey oysa ki..Ne geç,ne nafile...
 

Komiktik biz be aşkım..En olmadık yerlerde en olmadık şeyler yapardık ve gülerdik saatlerce..Yalnız ikimiz gezer ve hiç sıkılmazdık..Saatlerce bir masada oturur,içer konuşur ve konuşacak konumuz ,söylenecek sözümüz hiç bitmezdi.Etraftaki masalarda kimler otururdu,kimler gelir giderdi bilmezdik.Sadece saatler sonra zaman aklımıza gelir ve etrafa baktığımızda pek kimsenin kalmadığını görür ve anca kalkmak aklımıza gelirdi.Biz mutluyduk senle gerçekten...Peki şimdi ben ne yapacağım...Nasıl güleceğim?..

 

Açlıktan ölünceye kadar bekler öyle yemek yerdin sen...Yemek yapıcam sana der ben gelene kadar hiçbirşeye dokunmazdın.Oysa bilirdin ki ben hiç açlığa dayanamazdım..Ben geldikten sonra elinde rendeler,tavalar, yağlar dolaşırdın bir o yana bir bu yana..Saatler sonra hazır bir sofraya oturur deliler gibi yemek yerdik.Kötü bile olsa mükemmel gelirdi o yemekler bana..Benim için hazırlanmış yemekler, beraber paylaştığımız sofralar..Dünyanın en lüks lokantalarına değişmeyeceğim tahta sofralar...Bir insanı herşeyiyle ama herşeyiyle sevdiniz mi hiç?

 

İçime işliyor zaman..Sanki içimden ezerek geçiyor..Ya da geçmiyor ,duruyor..Bitkin,yorgun,ruh gibiyim ve sanki sahip olduğum herşeyi kaybetmiş gibiyim.Fakir gibiyim çırılçıplak,aç gibiyim hiçbir zaman yiyecek bulamayacak...Zavallı gibiyim acınası..Yüzümü kim baksa yıkılmış bir şehirden arta kalan harabeleri görür..Sel görmüş,deprem görmüş,tufan görmüş bir enkaz gibiyim bir daha asla toparlanamayacak...Yapayalnızım..Yarım gibiyim..Yok gibiyim...
 

Peki ben şimdi ne yapacağım sensiz?..


Seni çok ama çok özledim...

BU YAZI GUNU GELDIGINDE SENIN DUSUNCELERIN OLACAK
AMA SIMDIDEN GOREMEZSIN SEN ILERIYI
O YUZDEN BEN YARDIMCI OLDUM ......
 
 
Gitme Deme Titreyen Dudaklarinla...

acımasız hayatın acımasız yanındayım
sağında solundayım... önüm arkan SOBE
ebe beni bulma bu sefer
bu son oyunda kaybetmek istemiyorum
son oluşunun hatrına bu sefer beni bulma
sesin kulaklarımda, beni yenmenin mutluluğunu fısıldıyorsun haykıran sesinle

YAPMA...
yankıları beynimde
yenilgilerim...
umrumda değil kazanamadıklarım. kazandıklarım avcumda
açamadım, kaçacaklar sandım
erittim,yokettim,incik bir burukluk gözlerimde

DÜŞTÜM...
bir ara düştüm yokluğunun zamanındaydı sanırım
geç kaldın sandım.

sapsarı bir kırmızılık

ATEŞTEYİM...
alevler yükseliyor beynimde
öldürmek istiyorum pislik saçanları
kırıp,dökmek istiyorum kandıran cansızları
yumruklamak güzel olurdu yorulmadan
İŞKENCE...

bana el kol hareketleri yapma
duyduklarım morarttı zaten hislerimi

sana yeter dedim...

aşağılamayı kes, söylediklerin çok saçma
beynimdeki sertliği nasıl yansıtabilirim satırlara

karamsarlık mı bu acaba?

anladın mı? bulabildin mi soruların anlamını?
çözdün mü benden önce kendi sorularını

SORUNLAR VE SORULAR
CEVAPSIZ VE ÇÖZÜMSÜZ

SUS...
çaktırma hiçliğini düşmedin
yükselll !!! şimdi

tamam devam et yanındayım
basitleşti ama anlamadığım anlatılamazki
kullanılan malzeme eksik,
sözler kısıtlı sınırsızlıkiçinde
bu kadarı dökülüyor dilime




bitti yarımmış gibi sanki
 
Her sabah hüzünle karışı bir umut var içimde.
Sensizliğin hüznünü, yeni bir günün seni getirmesi umuduyla bastırıyorum.
Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için.
Belki sana kavuşacağım ana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın...
Kim bilir belki de yanlızca kendimi avutuyorum.
Gittiğinden beri hep yanlızlık şiirlerine takılır gözüm.
Bir başıma değ

Yorum (0) Yorum yaz!

 

YAZDIKLARINIZ BURAYA